Bir Cazkafa'nın Seyir Defteri

Cazın bana anlattıkları ben de insanlara anlatıyorum

Al Jarreau ve Breakin’ Away

                                  AL JARREAU VE BREAKIN’ AWAY

 

              Al Jarreau (1940 - … )’yu ilk olarak Kurt Elling’in “Legends of Jazz” programına konuk olduğu bölümündeki Take Five yorumuyla tanıdım. İlginç vokal stili dikkatimi çeken ilk şey olmuştu. Hem Paul Desmond ve Dave Brubeck’ten alışkın olduğumuz Take Five’a söz eklemesi hem de bu sözleri oldukça ilginç bir vokal stiliyle yorumlaması oldukça hoşuma gitmişti. Bu Al Jarreau’yu tanımamdaki ilk adımdı. Bir sonraki adımda şu an yetmiş yaşında olan bu yaşayan caz efsanesiyle ilgili daha çok bilgi edindim ki bu büyük oranda albümlerini dinlemek demekti. Size elimden geldiğinde Al Jarreau’nun en sevdiğim albümü olan Breakin’ Away’i tanıtmaya çalışacağım.

            

           Al Jarreau müziğini temel olarak dört stil üzerine inşa etmiştir. Bunlar caz, soul, pop ve funktır. Breakin’ Away ise daha çok pop caz stilinde bir albümdür. Albüm hakkında temel bilgiler vermek gerekirse: Albüm 1980 çıkışlıdır ve 9 ayrı şarkı içermektedir. Bu 9 parçanın genelinin vokalini Al Jarreau yapmasına karşılık sadece vokal düzenlemesini yaptığı bir şarkı (My Old Friend) ve Brubeck’e ait tanıdık bir eser (Blue Rondo A La Turca) da albümün içerdikleri arasındadır. Jarreau bu albümde özellikle Canning ve Graydon’la çalışmıştır. 

         Bu albümle ilgili özel olan şey, caz sevmeyen insanların dahi oldukça sevip defalarca dinlemek isteyecekleri şarkılara sahip oluşudur.

Dünyada ve özellikle Türkiye’de caza karşı nedensiz bir antipati olduğunu görüyoruz. Oysa bu antipatiyi besleyen insanların çoğu zaman bir caz şarkısı dahi dinlememiş ya da severek dinledikleri kimi caz parçalarının, caz olduğunu bilmeyen insanlar oluşu ironiktir. Bu noktada Kerem Görsev’e katılmamak imkansız. Görsev, Uzmantv’ye verdiği bir röportajında diyor ki : “Eğer birisine cazı sevdirmek istiyorsanız önce vokal caz dinletin.” “Ben caz sevmem, kafam şişiyor!” gibi yorumlarda bulunan insanlara, Al Jarreau dinlettiğim zaman, “Ama bu güzelmiş.” diyorlar. Günümüzde müzik, gerek pazarlanmak, gerekse kitleleri daha çok etkilemek ve popülerleşmek adına vokal müziğin üzerine gidiyor. Caz bu popülerlikten, çizgisini bozmayan, derin melodileri ve yarattığı derin duygularla tıpkı klasik müzik gibi her zaman ayrı bir yere sahip olmuştur. Bir kez dahi kültleşmiş Fly Me To The Moon, Moon River, Cry me a River, Black Coffee, Summertime ve bunun gibi onlarca şarkıdan birini dinlememiş olan bir insanın, Miles Davis, Louis Armstrong ya da Duke Ellington’u anlamasını bekleyemeyiz şüphesiz. İşte bu nedenle, vokal cazın çok önemli olduğuna inanıyorum ve Breaking’ Away de bu tür caza ısındıran, merak ettiren türde olması nedeniyle bence çok özel bir albüm.

       

      Albümün diğer güzel bir tarafı da insanı yormayan ve kolay dinlenir yapısı. Şarkıların genelinin pop caz ve slov tarzda olması albümü günün herhangi bir saatinde dinlenir kılıyor. My old friends albümün bu özelliğinde en öne çıkan şarkı. Albüme adını veren Breakin’ away ise aynı soundda olmasına karşılık, içindeki klasik caza tınılarıyle oldukça değişik bir şarkı. 

        Bu albüme dair en dikkat çekici ve dinleyen kimsenin atlayamıycağı nokta ise Dave Brubeck’in yine yapıcağını yapmış olup bize Mozart New Orleans doğumlu olsa neler olucağını gösteriyor olması. Herkes Mozart’ın ünlü Rondo A La Turca’sını bilir. Peki Mozart Blues yapsaydı? Bu sorunun cevabını merak edenler Breakin’ Away’in sekizinci parçasına mutlaka göz atmalı. Parçanın içindeki ana temanın tanıdık Muammer Sun ezgilerine benzemesi kesinlikle dinleyenleri oldukça şaşırtacaktır.

            Yine albümün ilginç özelliklerden biri, Al Jarreau’yu özgün kılan, beat box tarzı vokalini yalnızca bir şarkıda kullanıyor oluşu. Bu şarkıysa aslında bize yabancı olmayan Roof Garden. Albümün geneline daha hareketli ve yer yer nefesli girişler içeren bu şarkı Al Jarreau’nun funk tarzında yaptığı çalışmalara daha yakın.  

            Bu üç yorumdan yola çıkarsak aslında şunu söylemek anormal sayılmaz. Jarreau müzik kariyerinin olgunlaşma döneminin başına denk gelen bu albümde daha önce denediği tarzları harmanlayarak kendi özgün sound’unu ilk defa yakalamıştır. Bundan sonraki albümlerinde de bu sound’u büyük ölçüde korumuştur ki naçizane fikrim onu bir caz efsanesi yapan da tam olarak budur.

 

       Unutmamak gerekir ki; caz, genel geçer vokal ve klasik müzik kurallarını canının istediği yerde, canının istediği şekilde kitabına uydurarak devleşmiş ve kendi dinleyicisini yaratmış olan bir müzik türüdür. Rock’n Roll, Rock ve Metal gibi devrimci nitelikleriyle anılan birçok müzik türünden çok daha fazla kez kuralları yıkmış ve müzikte yeni bir devir yaratmıştır. Bu bağlamda düşünüldüğünde, Al Jarreau’nun Breakin’ Away albümü de funk, pop ve caz’ı harmanlayıp bizlere değişik bir tat sunduğu için oldukça özel ve dikkate değer bir albümdür.

Playlisti de verelim de tam olsun (ekşi sözlük style =) Detaylar için wikipedia sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

  1. Closer to Your Love             
  2. My Old Friend
  3. We’re in This Love Together
  4. Easy
  5. Our Love
  6. Breakin’ Away
  7. Roof Garden
  8. Blue Rondo a la Turk
  9. Teach Me Tonight